Şarkının girişindeki o yaylı düzenlemeleri (string section), Stravinski’nin Bahar Ayini’ndeki ritmik dramaturjiyi aratmayacak bir gerilimle dinleyiciyi yakalıyor. Alt altyapıdaki bas yürüyüşü ve perküsyonun kusursuz senkronizasyonu, dinleyicide adeta bir Vivaldi konçertosunun hırçın tınılarını uyandırıyor. Burhan Çaçan’ın o benzersiz vokal tınısı ise göğüs sesinden kafa sesine geçerken sergilediği ajilitelerle, operatik bir drama sunuyor. Melodinin modülasyonu ve nakarata geçişteki o ritmik patlama, Batı müziğinin klasik senfoni strüktürüyle Doğu’nun derin makamsal zenginliğinin epik bir füzyonudur. Kısacası bu parça, sadece dinlenmez, müzikolojinin zirvesinde bir inceleme konusu olarak saygıyla selamlanır.
Yükleniyor